HABERLER
5 Aralık Dünya Kadınlar Gününü Kutladık
08.12.2010 15:31
 

KADIN MİLLETVEKİLİ ORANININ YÜZDE 4,2 OLMASI ÜZÜCÜ

Kent Konseyi Kadınlar Meclisi Başkanımız Şule Kuzlak yaptığı açıklamada, kadınlara 5 Aralık 1934 yılında seçme ve seçilme hakkı verildiğini ifade ederek, her ne kadar seçme ve seçilme hakları olsa da, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın Milletvekili oranının sadece yüzde 4,2 olmasının üzücü olduğunu belirtti.

 

KADINLAR OLARAK HAKLARIMIZIN FARKINA VARALIM

Belediye Encümen Salonunda yapılan Kent Konseyi Kadınlar Meclisi toplantısında bir açıklama yapan Kent Konseyi Kadınlar Meclisi Başkanımız Şule Kuzlak, 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildiğini belirterek, "Bizler Kent Konseyi Kadınlar Meclisi olarak, seçilmiş bir meclisiz. Şuanda kadınlarımıza, kendilerine verilen seçme ve seçilme haklarının bilincine sahip olmalarını ve bu hakkın bize geçmişte millet olarak en erken verilen haklar olduğunu duyurmak istiyoruz. Kadınlar, İtalya'da 1948'de, Japonya da 1950 yılında seçme ve seçilme hakkı kazanmışlar. Türkiye'nin Medeni Kanunu aldığı İsviçre'de bile kadınlar 1971 yılında kadar bu haklarını alamamışlar. Buna rağmen Türkiye 1934 yılında, diğer ülkelere göre çok erken bir tarihte bizlere bu hakkı verdi. Biz de kadınlar olarak haklarımızın farkına varalım. Ne kadar hakkımız olsa da, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın Milletvekili sayısı sadece yüzde 4,2 oranındadır. Bu oranın çok düşük olduğunu düşünüyorum. Kadınları haklarını kullanmaya davet ediyorum. Ayrıca Kent Konseyimizin çalışmalarına da davet ediyorum" dedi.

 

“TÜRKLERİN KADINLARIDA ERKEK GİBİDİR”

Türk toplumlarında kadının her zaman saygın bir yeri olduğunu ifade eden Kent Konseyi Kadınlar Meclisi Başkan Yardımcısı Güzin Yaldız ise, "Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde, hakanların yanında 'hatun' adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Tarihte, Türkler tabiat şartlarının en zor olduğu bölgelerde yaşamışlar. Bu nedenle kadınlar da erkekler gibi mücadeleci bir hayat sürmüşlerdi. Nitekim kadınların, atlara erkek gibi bindiğini gören Avrupalılar çok şaşırmışlardır. Bu dönemde 'Türklerin kadınları da erkekleri gibidir' diyerek hayretlerini dile getirmişlerdi.

 

“ESAS OLAN KİŞİLERİ CİNSİYET AYRIMI İLE DEĞİL İNSAN OLARAK DEĞERLENDİRMEKTİR”

Dolayısıyla Türklerde cinsiyet ayrımı çok fazla gelişmedi. Nitekim Türkçede de cinsiyet ayrımı yoktur. “O” denilince hepsi birden kastedilir. Erkek, dişi ayrımı gerektiğinde cinsiyetini söylemek gerekir. Diğer dillerde ayrıca nitelendirilir. Hatta Fransızca ve Almancada cisimlerde bile erkek ve dişiler için ayrı ön edat vardır. Türkçede böyle hiçbir ayrım yoktur. Türklerde kadın bir insan olarak etkindi. Zaten insanları kadın ve erkek şeklinde ayırmak sonra eşitlemeye çalışmak yanlıştır. Allah tüm varlıkları değişik yapıda halk ettiği gibi her iki cinsi ve her iki insanı, farklı özelliklerde yaratmıştır. Esas olan kişileri cinsiyetlerine göre değil, insan olarak değerlendirmektir. Döneminin en medeni devleti olan Uygurların bayraklarını genç bir erkek ve genç bir kızın yan yana resimleri süslemekteydi. Halen dünyada hiçbir milletin bayrağında böyle bir resim yoktur. Uygur Türklerinin bayrağı tarihte de Türklerin kadına bakışını simgeleyen eşsiz bir semboldür.

 

20 MART 1930'DA ÇIKAN KANUN İLE KADINLAR İLK KEZ BELEDİYE SEÇİMLERİNE KATILDI

Babür Türk İmparatoru Şah Cihan'ın hastalıktan ölen eşi Safavi Türklerinden Banu Begüm için yaptırdığı Tac Mahal gibi büyük bir eserin anlam bakımından örneği azdır. Tarihte Türkler kadına gösterdikleri önem ve değer açısından dönemin diğer toplumlarına örnek teşkil etmiştir. Gerektiğinde erkeğiyle cephede, gerektiğinde evde yuvasının başında yani ona ihtiyaç duyulan her yerde idi. Zamanla kadına verilen önem azalmış. Kadın sadece evinde var olmaya itilmiştir. Fakat yine bir sınav, yine bir var olma mücadelesi yani 'İstiklal Savaşı' gelip çatmıştır. Türk kadını yeniden erkeğiyle beraber yan yana mücadele vermiş, vatan savunmasında Mustafa Kemal'e sonsuz destek sağlamıştır. Bu mücadelede yerini ön saflarda almıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulması ile kadınlarımız yeniden yükselişe geçmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun kabulü, 20 Mart 1930'da çıkartılan belediye kanunu ile kadınlar ilk kez belediye seçimlerine katılmışlardır.

 

“KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİ AYDINLANMA DEVRİMİNİN SONUCUDUR”

5 Aralık 1934 kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi, aydınlanma devriminin sonucudur. 1 Mart 1935'te ilk Türk kadın Milletvekilleri TBMM'deki yerlerini almışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın hakları savunucusu Halide Edip Adıvar olmuştur. Özellikle yayınladığı makaleleri ve İstanbul'da işgale karşı yaptığı konuşmalarıyla sadece kadın haklarını savunmakla kalmamış, Kuva-i Milliye'yi de desteklemiştir. Kadınlara politik hakların verilmesi, dünya üzerinde Türkiye'nin öncü ülkelerden olmasını sağlamıştır. Kısacası bugünkü güçlü cesur bilgili eğitimli ve çağdaş Türk kadını yaşamdaki yerini almıştır. Bu anlamlı günü bize kazandıran yüce Atatürk'ü bir kez daha saygı ve rahmetle anıyoruz" diye konuştu.

 

Diğer Haberlerden Başlıklar... Tarih
2019 GENEL KURULUMUZU GERÇEKLEŞTİRDİK. 30.07.2019 14:50
Bu parti meselesi değil.. 18.06.2019 15:41
YENİ ATANAN YÜKSEK OKUL MÜDÜRÜMÜZÜ MAKAMIN DA ZİYARET ETTİK. 18.06.2019 15:09
"İNEGÖL'ÜN TURİZM YÖNÜ'DE ÖN PLANA ÇIKARILMALI 18.06.2019 15:04
‘’ İYİLİK YAPMAK EN ÇOK SAHİBİNİ YÜCELTİR.’’ 18.06.2019 15:01
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44
Önceki Sayfaya Döner
Ana Sayfa İnegöl Hakkında Galeri Nöbetçi Eczaneler Faydalı Linkler Önemli Telefonlar Kameralarımız Mesaj Gönder
 
Haberler Meclislerimiz Çalışma Grupları Faaliyetlerimiz Organizasyon Şeması Kent Konseyi Diğer Hizmetler
İnegöl Kent Konseyi © 2010 Tüm Hakları Saklıdır.